• 0

Prostat Kanseri Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Detay

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser. Üriner sistemin bir parçası olan ve sadece erkeklerde bulunan prostatın iki yaygın ve önemli hastalığından biri olan prostat kanseri özellikle 50 yaş üzeri için ciddi bir risk barındırıyor. Hastalık, prostatın kendisiyle sınırlı kalabildiği gibi farklı evrelerde çevre dokulara yayılım yapabiliyor. Hatta vücudun farklı organ ve dokularına da sıçrayabiliyor. Bu durumda tedavi de karmaşıklaşıyor. Bu nedenle erken semptomların farkında olmak, semptom olmasa da yıllık rutin kontrollere gitmek büyük önem taşıyor.  Peki, prostat kanseriyle ilgili hasta ve hasta yakınlarının bilmesi gerekenler nelerdir?

En sık görülen ve yaşam kaybına yol açan kanserlerden biri

Araştırmadan araştırmaya ve toplumdan topluma değişmekle birlikte prostat kanseri dünyada her yıl her 10 bin erkekten 3 ila 4’ünde görülüyor. Gelişmiş ülkelerde ise tanı yöntemlerinin yaygınlığı ve sağlık bilinci nedeniyle istatiksel olarak daha sık görülüyor olarak raporlanıyor. Konu yaşam kaybına geldiğinde de dünya genelinde yılda yaklaşık 100.000 erkekten 7 ila 8’i prostat kanseri nedeniyle hayatını yitiriyor. Yapılan farklı bir çalışmada ise 2020’de yaklaşık 375 bin erkeğin prostat kanseri nedeniyle öldüğü belirtiliyor.

Bu istatistikleri iç karartmak için değil, durumun ciddiyetinin aslında iyice kavranmasına yardımcı olmak için paylaşıyoruz. Zira prostat kanseri riski erkeklerde yaşla birlikte artıyor. Öyle ki 80’li yaşlara doğru bu risk yüzde 50’lileri aşıyor.

Yapılması gereken şey ise yıllık kontrolleri aksatmamak.

Genetik geçiş önemli bir faktör

Kanser oluşumunda çok farklı faktörler olabilir. Bunlardan birçoğu halen ya bilinmiyor ya da muğlak. Ancak bazı faktörler oldukça net. Örneğin sigara içmek net bir şekilde kanser riskini artırıyor. Ailede kanser öyküsü olması da bir risk barındırıyor. Özellikle de ailede prostat kanseri hikayesi varsa… Örneğin bir erkeğin babasında ve/veya kardeşinde prostat kanseri varsa kendisinin de prostat kanseri olma riski toplum ortalamasına göre en az 2 kat fazla oluyor. Bu kişilerin hem daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeleri hem de rutin kontrolleri ihmal etmemeleri gerekiyor.

Özellikle başlangıçta fark edilmesi zor

Prostat kanserini başlangıç aşamasında fark etmek neredeyse imkansız. Burada hastalığı yakalamak için kanda bakılan PSA ve sonrasında füzyon biyopsi ile tanı netleştirilebilir. Ancak bazı hastalarda hastalık çok da ilerlemeden idrarla ilgili bazı şikayetler gündeme gelebiliyor. Bu semptomların olması aslında iyi. Çünkü böylece hızlıca tanı ve daha kolay tedavi imkanı yakalanabiliyor.

Test ve görüntüleme yöntemleri oldukça kıymetli

Aslında çok kolay, neredeyse maliyetsiz iki yöntemle ilk aşamada prostat hakkında bilgi sahibi olunabiliyor. İlki üroloji uzmanının elle yaptığı rektal muayene, ikicisinde aile sağlığı merkezlerinde de yapılabilen kanda bakılan PSA testi. Hekim burada istenmeyen bir durumdan şüphelenirse MR füzyon biyopsi ile prostatta tümör olup olmadığının tanısı konulabiliyor. İleri olgularda ise kanserin vücuda yayılıp yayılmadığı ya da nereye yayıldığıyla ilgili bilgi de PSMA PET görüntülemesiyle elde edilebiliyor.

Robotik cerrahi ile lokalize kanserli prostatın çıkarılması çok iyi sonuçlar veriyor

Günümüzde lokalize haldeki prostat kanseri çok yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebiliyor. Özellikle robotik yaklaşımla kanserli prostatı başarıyla çıkarmanın yanı sıra, sertleşmeyi ve idrar tutmayı mümkün kılan sinirlere müdahale etme riski de minimize oluyor.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *