Günümüzde neredeyse tüm kanser tipleri için kesisiz ve organın tamamını değil sadece tümörün olduğu bölümü hedefleyen tedaviler mevcut. Bugün, prostat kanseri tedavisinde de böyle bir yöntem var; HIFU (Yüksek Yoğunluk Odaklı Ultrason). Ameliyatsız prostat kanseri tedavisi olarak da bilinen bu uygulama ile hastanın vücudunda herhangi bir kesi yapmadan, prostatın tamamını vücuttan çıkarmadan, prostatın sadece tümörlü bölümüne müdahale edilerek prostat kanserinin tedavisi yapılabiliyor.
HIFU, prostat kanseri tedavisinde uygulanan kesisiz bir prosedür. İşlem temelde prostattaki tümöre ultrason dalgalarının odaklandırılması ve bu sayede tümörün ortadan kaldırılmasını içerir. Geleneksel prostat kanseri tedavisi olan prostatın tamamen çıkarılması ameliyatına bir alternatif sunar. Yani hastanın prostatı kendisinde kalır. Bu sayede prostatın tamamen çıkarılması ya da prostata radyasyon verilmesi ile birlikte ortaya çıkma riski olan idrar tutama ve/veya sertleşememe sorunlarını ortadan kaldırabilir.
HIFU, daha önce farklı kanser tiplerinin tedavisinde kullanmıştır. Ancak özellikle son 10 yılda prostat kanseri tedavisinde HIFU ile olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Bu sayede HIFU teknolojisinin en sık uygulandığı kanser türü prostat kanseri olmuştur.
İşlem ameliyathanede, genel anestezi altında yapılır. İşlemin uygulanış biçimi aslında füzyon biyopsiye benzer. Hastanın makatından özel bir ultrason ile girilerek görüntüleme eşliğinde prostata ulaşılır. Tümörün prostattaki konumunun tespit edilmesiyle birlikte buraya ses dalgaları gönderilir. Bu dalgalar 65 ila 85 derece ısıya kadar ulaşıp tümörün canlılığını sona erdirir. Tümör yakılır ve yok edilir. Tümöre odaklanan ses dalgaları oldukça hassas çalışır. Bu sayede de çevre dokulara zarar verilmez.
Günümüzde lokalize prostat kanseri için iki yaygın tedavi mevcut. Bunlardan biri ameliyattır. Burada prostatı tamamen alırız. İkincisi ise radyasyon onkologları tarafından yapılan prostatın tamamen ışınlanması prosedürüdür. Bu iki yaklaşım da radikal tedavilerdir. Bunların yanında daha basit, konforlu bir tedavi yöntemi olan HIFU uygun hastalarda oldukça iyi sonuçlar verir. Peki, bu yöntemin avantajları nelerdir?
Elimizde HIFU teknolojisi olsa da prostat kanseri tedavisinde halen altın standart radikal prostatektomidir yani prostatın tamamen çıkarılması. HIFU doğru hastalarda yüz güldürücü sonuçlar verse de eksik kaldığı tarafları da tabii ki vardır. Bunlar nelerdir?
En önemli soru HIFU’nun hangi hastalara uygulanıp uygulanmayacağıdır. Hasta seçimi burada başarılı sonucu getiren en önemli etkendir. Uygun endikasyonlar şu şekilde sıralanabilir;
Hasta genellikle, HIFU gündüz yapıldıysa aynı günün akşam saatlerinde, öğleden sonra yapılmış ise bir sonraki gün taburcu edilir. Hasta bir hafta kadar sondalı kalır. Sonda çıktıktan sonra günlük yaşamına devam eder. 2 aya kadar idrarda küçük prostat dokuları görülebilir. İdrarda yanma ve idrar kaçırma şikayetleri olabilir. Bunlar zaman içinde azalarak geçer. Ancak idrarı hiç yapamama ya da idrarda kan şikayetleri olursa hekime başvurmak gerekir. 3 ayda bir yapılan PSA ölçümleriyle hastanın takibi devam eder.
Bazı olgularda prostat kanseri tedavisinde cerrahiye ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilir. Ne zaman, nasıl? Sık sorulan sorulara yanıt verdik.
Evet. HIFU (Yüksek Yoğunluklu Odaklanmış Ultrason), yüksek enerjili ses dalgaları kullanarak prostat içindeki kanserli dokuyu ısı ile yok eden bir tedavi yöntemidir. Herhangi bir kesi yapılmaz ve işlem doğal yoldan (makattan) gerçekleştirilen özel bir prob ile uygulanır. Ancak HIFU her prostat kanseri hastası için uygun değildir.
HIFU genellikle prostatla sınırlı, düşük veya orta riskli prostat kanseri olan hastalarda tercih edilir. Bazı seçilmiş yüksek riskli hastalarda veya radyoterapi sonrası lokal nüks gelişen olgularda da değerlendirilebilir. En uygun adaylar, multiparametrik MR, prostat biyopsisi ve PSMA PET gibi görüntüleme yöntemleriyle ayrıntılı olarak belirlenir.
HIFU daha çok sadece tümöre odaklı enerji göndermesi ve tümörü tedavi etme becerisiyle ön plana çıkar. Kanser prostatın belirli bir bölgesindeyse yalnızca tümörlü alan hedeflenebilir (fokal HIFU). Kanser daha yaygınsa tüm prostat bezi tedavi edilebilir (whole-gland HIFU). Tedavi planı kanserin yaygınlığına göre kişiye özel hazırlanır.
Başarı oranı; hastanın risk grubuna, tümörün yaygınlığına ve tedavinin kapsamına göre değişir. Uygun seçilmiş hastalarda kanser kontrolü oldukça başarılı olabilir. Ancak hiçbir tedavi yönteminde olduğu gibi HIFU da yüzde 100 garanti vermez. Bu nedenle işlem sonrasında PSA takibi, MR görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile düzenli kontroller yapılır.
HIFU’nun önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda idrar tutma fonksiyonunu koruma olasılığının yüksek olmasıdır. Özellikle fokal HIFU uygulanan hastalarda kalıcı idrar kaçırma riski, prostatın tamamının çıkarıldığı cerrahiye göre genellikle daha düşüktür. Ancak her hastada risk tamamen sıfır değildir.
Tedavinin uygulandığı bölgeye bağlı olarak ereksiyon fonksiyonları korunabilir. Özellikle sinirleri koruyacak şekilde planlanan fokal HIFU tedavilerinde cinsel fonksiyonların korunma olasılığı daha yüksektir. Bununla birlikte tümörün yeri ve tedavinin kapsamına göre ereksiyon fonksiyonunda değişiklikler görülebilir.
İşlem genellikle genel veya spinal anestezi altında gerçekleştirilir. Makattan yerleştirilen özel bir ultrason probu ile kanserli alan hedeflenir ve yüksek yoğunluklu ses dalgaları kullanılarak tümör dokusu ısı ile yok edilir. İşlem ortalama 1-3 saat sürer ve çoğu hasta kısa süre içinde taburcu olabilir.
Hastaların büyük bölümü birkaç gün içinde günlük aktivitelerine dönebilir. İlk haftalarda ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir. Tedavi sonrası birkaç gün veya doktorun uygun gördüğü süre boyunca idrar sondası kullanılabilir.
Kanserin tekrarlaması durumunda tedavi seçenekleri devam eder. Hastanın durumuna göre HIFU yeniden uygulanabilir veya cerrahi düşünülebilir.
HIFU’da kesi yapılmaz ve prostat çıkarılmaz. Bu nedenle kanama riski daha düşüktür, iyileşme süresi genellikle daha kısadır ve hastalar günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Uygun hastalarda idrar tutma ve cinsel fonksiyonların korunma olasılığı da daha yüksek olabilir. Ancak HIFU, robotik cerrahinin yerine geçen bir yöntem değildir. Hangi tedavinin en uygun olduğu; kanserin evresine, yaygınlığına, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre deneyimli bir üroloji ekibi tarafından belirlenmelidir.
Böbrek Taşı Neden Tekrarlar? Tekrarlayan Böbrek Taşlarına Karşı Alınabilecek Önlemler Böbrek taşı, dünya genelinde milyonlarca…
Böbrek Kanseri ve Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Önemli Bilgi Böbrek kanseri, böbrek dokusunda başlayan…
Tanıdan Tedaviye Prostat Büyümesi Prostat büyümesi semptomlar idrar yapma sorunlarıyla başlar. Görüntüleme yöntemleri, kanda bakılan…
Erkeklerde İdrar Sonrası Damlama Neden Olur? Erkeklerde idrar yaptıktan sonra birkaç damla idrarın iç çamaşıra…
Prostat Kanseri Riskini Azaltma Potansiyeli Olan Besinler Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden…
Tanıdan Tedaviye Böbrek Kanseri Böbrek kanseri, böbrek dokusunda gelişen ve çoğu zaman da maalesef erken…