Prostat Kanseri
  • 0

Prostat Kanseri Nedir

Prostat kanseri tanımından önce prostatın ne olduğunu açıklamakta fayda var. Prostat, sadece erkeklerde bulunan, idrar kesesinin altında idrar kanalı etrafında yerleşimli bir bezdir. Semenin bir bölümünü oluşturur. Yaklaşık 25 ml dir.

Prostat bezinin habis, kötücül bir tümörüdür. Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen iç organ kanseridir ayrıca tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür. Yaklaşık her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Ortalama yaş ise 69 dur.

Prostat Kanseri Belirtileri

Hiçbir belirti vermememesinden anlaşılacağı üzere bu kanser oldukça sinsi seyredebilmektedir. Yaşla birlikte belirtiler artar. Bundan dolayı erken teşhis için 40 yaşından sonra her erkeğin yılda bir kez üroloji doktoruna muayene olması gerekmektedir.

  • Belirtiler ise şöyledir:
  • İdrar yapma ile ilgili şikayetler
  • Menide veya idrarda kan
  • Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi
  • Boşalma esnasında ağrı
  • Sırt, bel, kalça ve uyluk kemiğinde ağrılar
  • Sertleşme bozukluğu

Prostat Kanseri Oluşumundaki Faktörler

Kanserin nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak bazı nedenlerin kanser ile bağlantılı olduğu ortaya konmuştur. Bunlar ise şu şekildedir:

  • Yaş: Kanser, 40 yaş altı erkeklerde çok seyrek görülür. 50 yaşına gelindiğinde ise kansere yakalanma ihtimali hızla artar. Yaş ilerledikçe kanser olma ihtimali daha da artmaktadır. Bu sebeple az önce belirttiğimiz gibi 40 yaşını aşmış erkeklerin yılda bir kez ürolojik muayene olması gerekmektedir.
  • Irk: Hastalık Afro-Amerikalı (siyahi) erkeklerde diğer ırkların erkeklerine kıyasla daha fazla görülmektedir. Asyalılarda ve Latin erkeklerde görülme sıklığı daha azdır.
  • Coğrafya: Prostat kanseri, Kuzey Amerika ve Kuzeybatı Avrupa’da daha sık görülür. Asya, Afrika, Orta ve Güney Amerika’da görülme sıklığı daha azdır.
  • Aile hikayesi: Kanser tanısı konulan yakın aile bireylerine sahip erkeklerin kansere yakalanma ihtimalleri yüksektir. Yapılan çalışmalarda ailesinde prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, yakınlık derecesi ve bu kişilerin prostat kanserine yakalandığı yaş ile bağlantılı olarak risk artmaktadır. Örneğin, babası prostat kanseri olan bir kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalin 2 katına, kardeşi prostat kanseri ise normalin 3 katına çıkmaktadır. Aynı aile içinde hem kardeş hem de babada prostat kanseri var ise risk 5 katına çıkmaktadır. Ailede prostat kanseri varsa mutlaka ürolojiye başvurmanız gerekmektedir.
  • Beslenme: Kırmızı et ya da yüksek yağ içeren süt ve ürünlerini çok tüketen erkeklerde kansere yakalanma ihtimali daha fazladır. Diyetin prostat kanserinin oluşumundaki rolüne en önemli kanıt ise Amerika’ya göç eden Japonlar ve Çinlilerin anavatanlarında yaşayan akrabalarına oranla daha yüksek oranda prostat kanseri görülmesidir.
  • Şişmanlık: Vücut kitle indeksi arttıkça prostat kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir.

Peki, Nasıl Beslenelim?

  • Lycopene: Lycopene domates ve domatesten yapılan ürünlerde bol miktarda bulunur. Güçlü antioksidan özelliği olan bir maddedir. Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir.
  • Soya: Yüksek oranda soya tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır.
  • Yeşil Çay: Tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır.
  • D-Vitamini: D vitamini yüksekliği prostat kanseri riski azalmaktadır.

 

Prostat Kanseri psa

Prostat Kanseri Tanısı Ve Teşhisi

Prostat kanseri sıklıkla check-up sırasında yapılan PSA kan testindeki yükselme ile saptanmaktadır. Prostat kanserinin kesin tanısında hangi test ve tetkiklere başvurulur:

Parmak ile rektal muayene (PRM):  Rektal muayenede doktor prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli düzensizlik olup olmadığını kontrol eder ancak burada bulunan bulgularda da kişinin yüzde yüz prostat kanseri olduğu söylenemez sadece yardımcı ek bilgi verir.

PSA (Prostata spesifik antijen): Prostat bezinde üretilen proteinin kanda ölçülmesiyle bulunur. PSA testi kesin kanser tanısı koydurmaz ama tanı ve takibinde oldukça önemlidir. Kanser haricinde enfeksiyon ve iyi huylu prostat büyümesi (BPH) gibi birçok sebepten yükselebildiği gibi Finasteride (proscar) ve Dutasteride (Avodart) gibi ilaçların da PSA seviyelerini yarıya düşürdüğü bilinmektedir. Aynı laboratuvarda PSA ölçümü 2 kez tekrarlanmalıdır.

PSA Dansitesi, PSA değerinin, prostat hacmine bölünmesiyle elde  edilir. 0.15 veya daha yüksek PSA dansite değeri önemlidir. PSA Velosistesi, kandaki PSA değerinin artış hızı demektir. Yıllık 0.75 ng/ml’nin üzerindeki artışlar önemlidir. Serbest PSA/Total PSA, % PSA oranı azaldıkça prostat kanseri ihtimali artmaktadır. 0.10 altındaki değerler önemlidir.

Transrektal ultrasonografi (TRUS): Ultrason makattan rektuma yerleştirilir ve prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerin ayrıntılı bilgisini verir. Doktora, kanser icin farklı bir fikir vererek faydası olabilir.

Multiparametrik prostat MRI (mp-MRI): Prostatı daha detaylı gösteren özel MR tekniğinidir. Standart yöntemlere kıyasla MR, kanserli dokunun prostat içinde yerini ve kanser olasılığını yüksek doğruluk oranıyla tahmin etme ve tedaviyi yönlendirme imkanı sunmaktadır. Prostat içindeki lezyonlar kanserli olma riski açısından 1 (çok düşük) ve 5 (çok yüksek) arasında puan alır.

  • PI-RADS 4-5 lezyonlar prostat kanseri açısından yüksek risk içermektedir. Bu yüzden bu lezyonlara biyopsi ile değerlendirmek gerekir.
  • PI-RADS 3 (orta risk, kanser açısında şüpheli) lezyonlarda hastanın diğer bulguları önemlidir ve klinik tecrübeye göre prostat biyopsisine karar verilir.
  • PI-RADS 1-2 lezyonlara klasik olarak prostat biyopsisi önerilmemektedir.

Yaşa Bağlı Normal PSA Değerleri:

  • 40-49 yaş PSA<2.5
  • 50-59 yaş PSA<3.5
  • 60-69 yaş PSA<4.5
  • 70 ve üstü PSA<5.5

Prostat Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Transrektal Ultrasonografik Biyopsi (TRUS Bx): Hekim kanserden şüpheleniyorsa ultrason makattan rektuma yerleştirilir ve iğne biyopsi yoluyla prostattan parça alınır. Genel anestezi ya da lokal anestezi altında yapılabilir.

TRUS Bx Kime Yapılır?

  • Prostat kanseri açısından risk altında olan kişilere,
  • Kanda PSA düzeyi yüksek olan erkeklere,
  • Parmakla rektum muayenesinde asimetrik bir prostatı olanlar veya prostat yüzeyinde sertlik, kitle bulunan erkeklere,
  • Yapılan MR görüntülemelerinde prostat içinde kanser açısından şüpheli alan saptanan erkeklere yapılmaktadır.

Prostattan doku örneği almak için 18 G çapında iğne kullanılmaktadır. Patoloji bölümünde değerlendirilerek kesin tanı konur. Patoloji uzmanı kanser dokusunu her birini Gleason skorunda 1-5 arasında puanlandırarak en sık iki puanı toplayıp skor hesaplar. Gleason skoru 2-10 arasında değişmektedir. Bu değer kanserin şiddetini anlamamızı sağlar ve böylece hastalığa uygulanacak en uygun tedavi yöntemi belirlenmeye çalışılır. Kanser tanısı haricinde Prostatit/ Prostatik İntra-epitelyal Neoplazi (PIN) / Atipik Small Asiner Proliferasyon (ASAP) gibi tanılar da alabilir ve bunlar tekrar biyopsi içinde değerlendirilir.

  1. Klasik Prostat Biyopsisi (Eski Tip): Üroloji uzmanı klasik prostat biyopsisi yaparken prostatın çeşitli yerlerinden “rastgele” toplam 12 parça alır.
  2. Extended biyopsi (10-12 kadran biyopsiler): En sık yapılan teknik budur.
  3. Satürasyon Biyopsisi: Tekrar biyopsi yapılması gereken hastalara genellikle yirmi veya daha fazla sayıda parça alınan satürasyon biyopsileri yapılmaktadır.  Transrectal veya transperineal yoldan yapılabilmektedir. Tekrar biyopsi PSA değerlerinde artış olmasında ya da parmakla rektum muayenesinde anormal bulgu olmasında, patolojide atipik küçük asiner proliferasyon (ASAP) gelmesinde ve 3 örnekte “yüksek dereceli PIN” gelmesi” nedeni ile yapılır.
  4. Füzyon Prostat Biyopsisi (Yeni Tip): Hastalara prostat biyopsisi öncesinde multiparametrik prostat MR’ı çekilir. Prostat biyopsisi rastgele değil özellikle prostat kanseri açısından riskli alanlardan alınır. Böylece standart biyopsiye oranla daha fazla prostat kanseri saptanır.
    • MR-TRUS Füzyon Biyopsi Tekniği: Yazılım yardımıyla önceden elde edilen ve kanser odaklarının işaretlendiği MR görüntülerinin rektal ultrason görüntüleriyle üst-üste getirilerek (füzyon yapılarak) hedeflenen alandan örnekleme yapılmasıdır. Bu, en sık kullandığımız yöntemdir.
    • ‘In-Bore’ Biyopsi Tekniği: Hasta MR cihazı içindeyken anestezi uygulaması ile örnekleme yapılmasıdır.
    • Kognitif Füzyon Biyopsi Tekniği: Önceden MR’da tespit edilen şüpheli alanların makat bölgesinden yapılan standart ultrason eşliğinde biyopsi işleminde kullanılmasıdır. 

Prostat Kanseri

Prostat Biyopsisinin Riskleri Nelerdir?

  • Makat civarında hafif ağrı,
  • İdrarda hafif kanama,
  • Makattan az miktarda kanama,
  • Menide kan görülebilir.
  • Akut prostatit: üşüme, titreme, ateş yüksekliği ve yatış gereken komplikasyon görülebilir. 

Prostat Kanseri Evreleri

1.  Evre Prostat Kanseri: PSA yüksekliği nedeniyle alınan biyopside ya da TURP operasyonu sırasında tanı konur.

2. Evre Prostat Kanseri: Tümör parmakla hissedilebilecek büyüklüktedir.

3. Evre Prostat Kanseri: Tümör prostat kapsülü dışına çıkmış

4. Evre Prostat Kanseri: Çevre dokulara ya da kemik, akciğer, karaciğer gibi uzak organlara yapılmıştır.

Prostat Kanseri 4.evre

Prostat Kanseri Tedavisi – Radikal Prostatektomi Nedir

Kanser tanısı olan hastaların çeşitli tedavi alternatifleri mevcuttur. Bunlar şu şekildedir:

Prostata sınırlı hastalık / lokal tedavi

  • İzlem
  • Cerrahi tedaviler
  • Radikal prostatektomi: Prostat kanseri sebebi ile yapılan ameliyata radikal prostatektomi adı verilir. Radikal prostatektominin amacı kanserli prostat dokularının tamamının temizlenmesidir. Prostatektomi ameliyatı hangi yöntemlerle yapılır:
    1. Açık prostatektomi iki farklı şekilde uygulanabilmektedir:
      • Radikal retropubik prostatektomi: Karın bölgesinden açık ameliyat
      • Radikal perineal prostatektomi: Makat bölgesinden açık ameliyat
    1. Laparoskopik Radikal Prostatektomi: Karın içine küçük kesilerle ışıklı bir kamera yerleştirilir. Kamera büyütmesiyle prostat ve lenf düğümleri çıkartılır.
    2. Robot Yardımlı Laparoskopik Radikal Prostatektomi: Karın içine küçük kesilerle ışıklı bir 3 boyutlu kamera yerleştirilir. Kamera büyütmesiyle robot kollarıyla prostat ve lenf düğümleri çıkartılır.
  • Radyoterapi
  • Eksternal Radyoterapi
  • IMRT
  • Brakiterapi ve Krioterapi
  • HIFU

Metastatik hastalık / Sistemik tedavi:

  • Hormon tedavisi
  • Kemoterapi

Prostat Kanseri Ameliyatı Sonrası Yaşam ?

İyileşme süreci her hastada yapılan cerrahi tekniğin türüne göre farklılık göstermektedir. Operasyon sonrası ilk birkaç gün ağrı nedeniyle hastanın ağrı kesici ilaca ihtiyacı olabilir. Açık cerrahi sonrası bu ihtiyaç daha fazla olmaktadır.

Ertesi güne kadar herhangi bir şey yemez. Ameliyattan sonra akşam hasta yürütülerek mide ve bağırsak hareketlerinde başlama sağlanır.Hastaya operasyon yerine artık materyalleri boşaltması için takılan dren 2 gün  sonra çıkarılır. Hastaya foley sonda operasyonda takılır, açık cerrahilerde 21 güne kadar sonda kalır robotik ve laparoskopik cerrahilerde 5-7 gün sonda kalması yeterlidir.

Operasyon sonrası açık cerrahide daha fazla olmak üzere bir kaç hafta idrar kaçırma problemi yaşanabilir ancak mesane kontrolü daha sonra yeniden kazanılır. Bazı hastalarda özellikle açık cerrahide sinir koruyucu yapılmayan ameliyatlarda iktidarsızlık görülebilir. İlaç tedavisi gerekebilir. Ameliyattan sonra boşalma hissi olur ama meni üretilemez.

Laparoskopik ve/veya Robotik Radikal Prostat Ameliyatı Nedir?

Radikal prostatektomi operasyonu tüm tedavi yöntemleri arasında en çok tercih edilendir. Laparoskopik ve/veya robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatı prostat tercih edilen en başarılı cerrahi yöntemidir.

Avantajları Nelerdir?

  • Daha az kan kaybı.
  • Operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımı ile genellikle hastalara kan nakli yapılmamaktadır.
  • Hastanede kalış süresi daha azdır.
  • Hastalar açık operasyonlara oranla daha erken hastaneden taburcu edilebilmektedir.
  • Daha kısa sonda süresi vardır. Sonda kateter 5-7 gün içerisinde alınabilmektedir, açık cerrahide 21 güne kadar uzamaktadır.
  • Açık operasyonlara oranla daha az ağrı hissetmektedirler.
  • Daha iyi kanser kontrolü sağlanır. Operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımı ile cerrahi sınır pozitiflikleri önemli ölçüde azalmaktadır.
  • Daha iyi idrar kontrolü sağlanır. Anastomozun daha başarılı olması nedeni ile hastaların idrar kontrolu açık cerrahiye göre daha erken sağlanmaktadır.
  • Daha erken cinsel yaşama dönüş görülür. Diğer yöntemler ile karşılaştırıldığında sertleşme fonksiyonları en iyi robotik cerrahi ile korunur. Böylece cinsel yaşama dönüş süreci çok daha hızlı olur.

 Laparoskopik İle Robotik Radikal Prostat Ameliyatı Arasındaki Farklar

Laparoskopinin robotik cerrahiye göre en büyük avantajı maliyetinin çok az olmasıdır. Bunun yanı sıra dokunma hissinin olması diğer önemli avantajıdır. Tecrübeli ellerde yapılan laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatının robotik cerrahi ile kıyaslandığında gerek kanser kontrolü gerekse de fonksiyonel sonuçları açısından hasta için hiçbir dezavantajı yoktur. Bunun yanı sıra maliyetinin yarı yarıya düşük olması nedeni ile hastalar için tercih sebebi olmaktadır.

Not: Bu içerik Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Aykan tarafından yazılmıştır. Dr. Aykan ürolojik hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine 20 yıldan uzun bir kariyere sahiptir. Randevu ve detaylı bilgi almak için telefon ve mail üzerinden kendisine ulaşabilirsiniz.

  • Telefon: 0553 876 8 876
  • Mail: drserdaraykan@gmail.com

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *