Son yıllarda giderek artan erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü prostat kanseridir. Ülkemizde görülme oranı her 100 bin erkekte 35’tir. Ve özellikle İstanbul ve Ankara gibi şehir hayatının yoğun yaşandığı metropollerde bu oran Türkiye geneline kıyasla daha yüksektir. Biz de bu denli sık görülen prostat kanseri hakkında sık sorulan soruları derledik.
İleri yaş, ailede prostat kanseri öyküsü, sigara kullanımı, aşırı kilo, kiloya bağlı trigliserid yüksekliği, hipertansiyon, kolesterol düşüklüğü, diyabet gibi metabolik hastalıklar, yoğun alkol tüketimi, yağda kızartılmış yiyeceklerin tüketimi prostat kanserindeki akla gelebilecek ilk risk faktörleriniz olabilir.
Prostat kanserini önleyici ve koruyucu kesin bir veri elimizde yok fakat günde iki bardak kahve tüketmenin kanserin gelişim riskini azalttığı yönünde araştırmalar mevcuttur. Ayrıca güçlü bir antioksidan olan domatesin hafif pişirilerek tüketilmesi de prostat kanseri gelişmesinde koruyucu bir rol oynadığı bilinmektedir.
En sık yaşanan belirti idrar yapma konusunda oluyor. Sık idrara çıkma, idrarda yanma, idrarı başlatma güçlüğü, idrar akışının zayıflaması, idrarı yapmaya rağmen idrar kesesini tam boşaltamama hissi, gece sık idrara kalkma idrar yapma konusundaki belirtilerdir. Kanserin hangi evrede olduğuna bağlı olarak idrar ve menide kan gelmesi, erektil disfonksiyon (sertleşme güçlüğü), kilo kaybı, hastalığın kemiklere yayılması sonucu bel ve sırt ağrıları diğer belirtilerdendir.
Prostat kanseri tanısı genellikle 65 yaş ve üzerinde bireylere konuluyor ancak son yıllarda bu yaş düşmüş durumdadır. Artık 50 yaş ve civarına konulan prostat kanseri tanıları da mevcuttur.
Her kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinde de erken tanı hayat kurtarıyor. Hastalığa dair belirtiler sadece prostat kanserine özgü olmadığı için şikayetler başlamadan önce yapılan rutin kontroller oldukça önemli. Bu sebeple de ailesinde prostat, meme, Lynch Sendromu (kalın bağırsak kanserleri ile ilişkili kalıtsal bir hastalık) olan bireylerin 40’tan itibaren düzenli kontrollere gitmesi ve tarama yaptırması önerilmektedir.
Muayene için kan tahlilinde PSA değerine bakılır. Bununla beraber parmakla yapılan rektal muayene prostatın büyüklüğü, kıvamı, sertliği veya nodül yapılarının anlaşılması bakımından oldukça önemlidir. PSA değeri prostat bezine dair bir belirteçtir bu sebeple prostat kanseri tanısında PSA değeri tek başına yeterli değildir.
Hastalığın tanısı için prostat biyopsisi yapılması gerekmektedir. Prostat biyopsisi kararı için de iki temel sebep olmalıdır: parmakla yapılan rektal muayenede kanser şüphesinin olması ve/veya yaşa göre PSA değerinin yüksek olmasıdır.
Mesane Kanseri Hakkında Bilinmesi Gereken 4 Detay İdrarı depolamak ve kasılarak boşaltmakla görevli olan mesanede…
Prostat Kanseri Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Detay Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser. Üriner…
İdrar Yolu Darlıklarında Allium Stent Kullanımı İdrar yolu darlıklarının ürolojinin önemli bir ilgi alanıdır. Üriner…
Prostat TUR Ameliyatı Prostat büyümesi, prostatın büyüyüp idrarın vücuttan çıkışını sekteye uğratan ve bu haliyle…
Prostat Tedavisi Prostat tedavisi oldukça genel bir kavram olup prostatın tüm hastalıklarının tedavisini içerebilir. Ancak…
Böbrek Taşı Tedavisi Böbrek taşı tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Kişiye yoğun ağrılar yaşatabilmekle birlikte…