Üroloji Ameliyatlarında Laparoskopik Cerrahi
  • 0

Hangi Üroloji Ameliyatlarında Laparoskopik Cerrahi Kullanılır?

Günümüzde ürolojinin en büyük ameliyatlarında laparoskopik cerrahiyi sıklıkla tercih ediyoruz. Laparoskopik yolla yapılan cerrahi işlemlerde hastanın vücudunda büyük kesiler açılmaz. Nohut tanesi çapında küçük deliklerden vücut içine yerleştirilen yüksek teknoloji cerrahi enstrümanlarla ameliyat gerçekleştirilir. Laparoskopik cerrahinin en sık kullanıldığı tıp disiplinlerinden biri ürolojidir. Bu sayede üroloji hekimleri olarak laparoskopik cerrahide ciddi bir tecrübeye sahibiz. Prostat kanseri ve böbrek kanseri gibi hayati öneme sahip ameliyatları kapalı cerrahi teknik ile rahatlıkla gerçekleştirebiliyoruz. Bununla birlikte çocuklarda ve hatta bebeklerde gelişen UPJ darlığını veya böbrek hastalıklarını da yine laparoskopik yolla tedavi edebiliyoruz.

Bu yazımızda hangi ürolojik tedavilerde laparoskopik cerrahiyi kullandığımızı inceledik.

Prostat Kanseri Ameliyatı

Prostat, kabuklu bir ceviz büyüklüğündedir. İdrar tutabilmeyi mümkün kılan kaslara ve sertleşmeye olanak tanıyan sinirlere komşudur. Üriner sistemin son kısmına doğru, mesane ve üretranın arasına konumlanmıştır. Prostatın küçük yapısı, kritik dokularla olan teması ve ulaşılması zor konumu prostat kanseri ameliyatlarının zorluğunu artırır. Ancak laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopik cerrahide bu zorluklar kısmen elimine edilir. Prostata karında açılan deliklerle daha kolay ulaşılır, küçük prostat ve komşu dokular 10 kat büyütülerek görülür. Ameliyatın zorluk derecesi hem hasta hem de cerrah için kolaylaşır.

Neticede kapalı cerrahi sayesinde tümörlü doku, geride kanser hücresi bırakmadan tam olarak çıkarılır. Ayrıca idrar yapma ve sertleşmeyi sağlayan sinirlere müdahale riski azalır.

Laparoskopik Cerrahi ile Yapılan Prostat Kanseri Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Hakkında Daha Fazla Bilgi Alabilirsiniz !

Böbrek Kanseri Ameliyatı

Böbrek yapısal olarak basit bir organdır. Bu basitliği sayesinde de insandan insana başarıyla nakledilebilen ilk organ olmuştur. Ayrıca böbreklerimiz sağlığımız için oldukça kıymetlidir ve birçok önemli görevi yerine getirir. Ancak böbrekler kolay görünür yapısına karşın kanamaya oldukça elverişlidir. Bir avuç içi büyüklüğünde olan böbreğimiz ve ona bağlanan damarlar laparoskopik cerrahide on kat daha büyük göründüğü için bu kanama riski en aza iner.

Böbrek kanseri tedavisinde uzun yıllar kanserli böbreğin tamamen alınması tercih edilmiştir. Ancak zamanla her bir nefronun değerli olduğu anlaşılmıştır.

Gelişen kapalı cerrahi teknolojisi ve gerekli eğitimi almış cerrahlar sayesinde böbreğin sadece tümörlü olan kısmının çıkarıldığı parsiyel nefrektomi ameliyatı uygulanmaya başlanmıştır. Bugün uygun hastalarda parsiyel nefrektomi ameliyatını laparoskopik cerrahi sayesinde güvenle yapabiliyoruz. Tümörün büyüklüğü veya konumu gereği böbreğin tamamının çıkarılması gereken radikal nefrektomi ameliyatları da kapalı cerrahi ile rahatlıkla yapılabilmektedir.

Testis Kanseri Ameliyatı

Testis kanseri hastalarına yaygın olarak yapılan ilk müdahale kemoterapidir. Bu tedaviden sıklıkla olumlu yanıt alınır. Yapılan araştırmalar kemoterapi sonrası vücutta kalan ve metastaz şüphesi veren dokuların yarısının fibrozis (nedbe) dokusu, yüzde kırkının teratom (iyi huylu ancak büyüme eğilimi olan tümör) ve yüzde onunun da canlı kanser hücresi olduğunu belirtiyor.

Kemoterapi sonrası vücutta kitle kalıp kalmadığına bakılır. Gerekli kan testleri ve PET taraması yapılır. Mevcut kitlelerin kanser hücresi olduğu tespit edilirse cerrahi yola başvurularak bu kitleler vücuttan çıkarılır. Bu işlem RPLND (Laparoskopik Retroperitoneal Lenfadenektomi) olarak adlandırılır. Laparoskopik ve robotik cerrahi ile güvenle gerçekleştirilir.

Mesane kanseri

Mesane kanseri tedavisinde en sık uygulanan tedavilerden biri radikal sistektomidir. Bu ameliyatta tümörlü mesane tamamen vücut dışına çıkarılır. Bu tedavi, ilerlemiş mesane kanserlerinde tercih edilir. Son yıllarda yapılan çeşitli bilimsel çalışmalar mesane kanserinin kesin tedavisi için erken aşamada da bu yöntemin uygulanabileceğini belirtmektedir.

Radikal sistektomi ameliyatı yoğun olarak açık cerrahi teknikle yapılır. Bunun en büyük nedeni ameliyatın birçok organı kapsamasıdır. Çünkü tedavide, mesane ile birlikte prostat ve meni keselerinin de çıkarılması gerekir. Çıkardıktan sonra ise hastanın kendi bağırsağından yapay bir mesane yapılır. Bu yeni mesane erkeklerde penise, kadınlarda ise genital bölgeye bağlanır. Bu nedenlerle radikal sistektomi ameliyatı sınırlı sayıda yetenekli ve eğitimli cerrah tarafından laparoskopik olarak yapılmaktadır.

Hekimin bilgi ve deneyimi ameliyatın laparoskopik olarak yapılması için yeterliyse uygun hastalarda kapalı cerrahi ile radikal sistektomi ameliyatı uygulanabilir. Bu sayede laparoskopinin hastaya sağladığı avantajlar (hızlı iyileşme, az kanama riski, idrar kaçırma ve sertleşme sorunu riskinin minimize edilmesi vd.) bu ameliyatta da elde edilir. Ameliyat, açık cerrahide yaklaşık 15 cm’lik bir kesi açılarak yapılırken kapalı cerrahide 1 cm boyutunda altı adet delikten vücudun içine girilerek yapılır.

Doç. Dr. Serdar Aykan çoğunluğu kanser cerrahisi olmak üzere 15 yılda 3000’den fazla laparoskopik ameliyat gerçekleştirmiştir.

Böbrek çıkış darlıkları (UPJ Darlık)

Böbreğin çıkışındaki kanalın dar olması durumudur. Bu darlık nedeniyle idrar yapmakta güçlük yaşanır ve böbrekte şişlik olur. Bu darlık doğuştan olabileceği gibi ileriki yaşlarda da meydana gelebilir. UPJ darlığı nedeniyle hastada idrar yolu enfeksiyonu, hidrenefroz ve böbrek fonksiyonlarında azalma başladıysa ameliyat gerekir.

UPJ darlığı ameliyatında sıklıkla ve güvenle laparoskopik cerrahiye başvurulur. Bu operasyon laparoskopik piyeloplasti olarak adlandırılır. Karın bölgesinde 3 adet küçük delik açılarak üretere ulaşılır. Daralan kısım kesilerek çıkarılır. Üreter, renal pelvise dikilerek tekrar bağlanır.

Kapalı cerrahi sayesinde hasta daha çabuk iyileşir, daha az ağrı duyar ve vücudunda yara izi kalmaz.

Diğer Üroloji Ameliyatlarında Laparoskopik Cerrahi

  • Böbrek kisti ameliyatı
  • Böbreküstü bezi ameliyatı
  • Üreter operasyonları
  • Lenf dokularının çıkarılması

Not: Bu içerik Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Aykan tarafından yazılmıştır. Dr. Aykan ürolojik hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine 20 yıldan uzun bir kariyere sahiptir. Randevu ve detaylı bilgi almak için telefon ve mail üzerinden kendisine ulaşabilirsiniz.

  • Telefon: 0553 876 8 876
  • Mail: drserdaraykan@gmail.com

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *