• Telefon: 0553 876 8 876
  • Adres: Çamlık Mh. Pendik (Emsey Hospital)
  • Mail: drserdaraykan@gmail.com
Laparoskopik (Kapalı) Böbrek Kanseri Ameliyatı
  • 0

Laparoskopik Böbrek Kanseri Ameliyatı ve Sık Sorulan Sorular

Böbrek kanseri tedavisinde en sık uyguladığımız yöntem olan kapalı nefrektomi ameliyatını ayrıntılarıyla ele aldık. Böbrek kanseri ameliyatı ve kapalı nefrektomi ameliyatı hakkında bilinmesi gerekenleri inceledik.

Son 10 yıldır böbrek tümörlü hastalarla oldukça sık karşılaşıyoruz. Sağlıksız beslenmenin artması ve toplumda bir türlü azalmayan sigara kullanımı bu durumun en önemli iki nedeni olarak görünüyor. Ayrıca, radyolojik görüntüleme teknolojilerinin gelişmesi ve bireylerin sağlık farkındalığının artması da erken tanı sağlayarak böbrek kanserleriyle karşılaşma sıklığımızı artırıyor.

Böbrek kanseri tedavisinde hastanın genel sağlık durumu, yaşı, tümörün boyutu ve yaygınlığı gibi faktörleri göz önünde bulundurarak uygun tedaviyi seçeriz. Yaygın olarak uyguladığımız tedavi ise tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bu yöntem böbrek kanseri tedavisi için altın standart olarak kabul edilmektedir.

Kapalı Nefrektomi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Böbrek kanseri ameliyatı ile tümörlü kısmın böbrekten çıkarılması nefrektomi olarak adlandırılır. Bu ameliyatın ise iki türü vardır: Radikal nefrektomi (böbreğin tamamen alınması) ve parsiyel nefrektomi (sadece tümörlü kısmın alınması). Bu ameliyatların açık, laparoskopik ve robotik cerrahi ile gerçekleştirilmesi mümkündür.

Radikal Kapalı Nefrektomi

Böbreğinde tümör tespit edilen hastalar için iki seçenek mevcuttur: böbreğin sadece tümörlü kısmının çıkarılması ya da böbreğin tamamen çıkarılması. Radikal nefrektomi yönteminde tümörlü böbrek vücuttan tamamen çıkarılır.

Hastaların doğal olarak akıllarına “Neden böbreğimin tamamını almak yerine sadece tümörlü kısmı almıyorsunuz?“ sorusu gelmektedir. Maalesef bu, her zaman mümkün olamamaktadır. Bazen çok büyük tümörlerle karşılaşabiliyoruz veya tümör tüm böbreğe yayılmış olabiliyor. Ayrıca tümör küçük olsa bile böbrekteki konumu, böbreğin tamamının çıkarılmasını gerektirebiliyor.

Tek böbrekle yaşamak hastaların yaşam standartlarını düşürmez. Ameliyattan önceki hayatlarına geri dönebilir ve yaşamlarının sonuna kadar sağlıklı bir şekilde tek böbrekle yaşayabilirler. Bu yüzden böbreğin tamamen alınmasının tek seçenek olduğu durumlarda da tedaviye devam etmek gerekir. Aksi takdirde tümörün hastaya daha büyük sorunlar yaşatabileceği ve diğer organlara yayılabileceği unutulmamalıdır.

Parsiyel Kapalı Nefrektomi

Böbreğin sadece tümörlü kısmının çıkarılması işlemidir. Böbrek kanseri vakalarının artması ile keşfettiğimiz kıymetli konulardan biri de her nefronun değerli olduğudur. Bu yüzden günümüzde parsiyel nefrektomi ameliyatının uygulanması ve tümörden arındırılmış böbreğin kalan nefronlarıyla çalışmaya devam etmesi öncelenmelidir. Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi parsiyel nefrektomi ameliyatı her böbrek tümörü vakasında mümkün olamamaktadır. Ayrıca bu ameliyatları yalnızca gerekli eğitimi almış ve tecrübeyi biriktirmiş hekimlerin yapabileceği unutulmamalıdır. Bu yüzden böbrek tümörü tanısı konulan hastaların mutlaka parsiyel nefrektomi tecrübesi olan bir cerrahtan ikinci görüş almaları önerilir. Öyle ki özellikle robotik cerrahi teknolojisi sayesinde böbrek ortasına yerleşmiş ya da büyük çaptaki tümörler dahi böbreğin sağlam dokusunu koruyarak çıkarılabilmektedir.

Laparoskopik (Kapalı) Böbrek Kanseri Ameliyatı Avantajları

Hem radikal hem parsiyel böbrek kanseri ameliyatı açık ve kapalı (laparoskopik) olarak gerçekleştirilmektedir. Ancak kapalı cerrahinin açık cerrahiye göre bazı önemli avantajları mevcuttur. Bu avantajlarından dolayı da günümüzde böbrek kanseri ameliyatları yoğun olarak kapalı yöntemlerle yapılmaktadır. Peki, bu avantajlar nelerdir?

  • Kan kaybı daha az olur.
  • İyileşme döneminde hasta daha az ağrı çeker.
  • Kapalı ameliyatlar vücutta açılan küçük deliklerden iç organlara ulaşılarak yapılan ameliyatlardır. Bu kesilerin büyüklüğü ise yaklaşık bir nohut tanesi kadardır. Dolayısıyla açık cerrahinin aksine laparoskopik ameliyatlarda yara izi çok daha küçüktür.
  • Kesi yerinin küçük olmasından dolayı fıtık ihtimali de düşüktür.
  • Enfeksiyon riski azdır.
  • Hasta daha erken ayağa kalkar ve taburcu olur.
  • Eski yaşama daha hızlı dönüş mümkündür.
  • Böbreğin tümünün değil sadece tümörlü kısmının çıkarıldığı parsiyel nefrektomi ameliyatlarında kalan sağlıklı böbrek dokusunun fonksiyonları daha iyi korunur.

Kapalı Böbrek Kanseri Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Ameliyat süresi tümörün boyutuna göre değişir. Ancak ameliyatın en az 1 saat süreceği bilinmelidir. Hastanın ameliyathaneye girişi, anestezi, ameliyat ve uyandırma süreci düşünüldüğünde hastanın servise çıkması 2 saati bulacaktır. Daha büyük tümörlerde ise ameliyat süresi 2 saate kadar uzayabilmektedir. Bu durumda hastanın tekrar servise dönmesi 3 saate kadar uzayabilir.

Kapalı Nefrektomi Ameliyatında Doktorun Önemi

Tüm ameliyatlarda cerrahın bilgi ve tecrübesi hasta/hasta yakınlarının dikkat etmesi gereken ilk konudur. Bu yüzden hastalara eğer açık ameliyat önerilmişse en az iki uzmandan görüş almaları önerilir. Yukarıda belirttiğimiz gibi böbrek kanseri ameliyatları yoğun olarak laparoskopik yöntemle yapılır. Ancak bu tekniğin üst düzey bir eğitim sürecinden geçmiş ve yüzlerce kez bu ameliyatları yapmış hekimlerce ustalıkla uygulanabildiği unutulmamalıdır. 

Böbrek kanseri hastalarının doktor seçerken dikkat etmeleri gereken faktörler:

  • Hekimin yurt içi ve yurt dışı eğitimi
  • Cerrahi deneyimi ve geçmiş tecrübeleri
  • Laparoskopik cerrahi deneyimi
  • Radikal ve parsiyel nefrektomi üzerine tecrübesi
  • Robotik cerrahi uzmanıysa bu konudaki deneyimi
  • Ameliyat öncesi ve sonrası ulaşılabilirliği
  • Hasta ve yakınlarının sorularını dinlemesi ve cevaplandırması

Böbrek Kanseri Ameliyatı – Sık Sorulan Sorular

Böbrek kanseri tedavi edilir mi?

Evet edilebilir. Böbrek kanseri, akciğer, pankreas, safra kesesi gibi kanser türlerini göz önünde bulundurduğumuzda daha kolay tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Nüks riski görece azdır.

RCC ne demek?

RCC (Renal cell carcinoma) olarak kullandığımız terim renal hücreli karsinom olarak dilimize çevrilebilir. Kısaca böbrekte oluşmuş ve EN SIK rastladığımız bir çeşit tümör demektir.

Böbrek kanseri hangi organlara metastaz yapar?

Tedavi edilmeyen böbrek tümörleri diğer organlara yayılma eğilimi gösterebilir. Böbrek kanserinin en sık akciğere ve kemiklere metastaz yapabildiği bilinmektedir.

Böbrekteki her kitle kanser midir?

Böbrekteki her kitle kanser değildir. Böbrekteki bu kitlenin kanser olup olmadığına USG ve BT sonucu ile üroloji hekimi karar verir. Kitle kanserse tedavi protokolleri uygulanmalıdır. Ancak kitle iyi huyluysa (böbrek kisti gibi) ve hastaya bir zararı yoksa her zaman tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Hekim tarafından yıllık kontroller tavsiye edilebilir.

Böbrek tümörü ameliyatı sonrası iyileşme ne kadar sürer?

Kapalı yöntemle ameliyat ettiğimiz hastaları 2. gün içinde taburcu ederiz. Hasta ameliyat öncesi yaşantısına ise ameliyattan 5-7 gün sonra dönmüş olur.

Böbrek kanseri ölümcül müdür?

Tedavi edilmezse veya son evrelerde fark edilirse evet maalesef ölümcüldür. Bu sebeple hastalarımıza yılda en az bir kez üroloji muayenesine gelmelerini öneriyoruz.

Ameliyat öncesi doktoruma hangi soruları sormalıyım?

  • Tümörün büyüklüğü ve hastalığın evresi nedir?
  • Tümör böbrek dışında yayılmış mı?
  • Tedavi seçenekleri nelerdir? Hangi tedaviyi öneriyorsunuz, niçin?
  • Tedavilerin yan etkileri ve riskleri var mı? Oluşabilecek yan etkiler nelerdir?
  • Tedavi normal hayattaki aktivitelerimi değiştirecek mi?
  • Ameliyat sonrası tamamen iyileşecek miyim?

Tedavi normal hayattaki aktivitelerimi değiştirecek mi?

Hayır. İster böbreğin tamamı alınsın ister sadece tümörlü kısım alınsın hasta günlük hayatına normal bir şekilde devam edebilir. Prostat kanseri ameliyatı sonrası kısa süreli ortaya çıkan sertleşememe ve idrar tutama gibi sorunlar böbrek kanseri ameliyatı sonrası söz konusu değildir. Özellikle kapalı böbrek kanseri ameliyatı sonrası hastalar üç dört gün içinde hastaneden taburcu olur. Yedi on gün içinde de günlük hayatlarına geri dönebilirler. Ağır kaldırmamak, su tüketimini ihmal etmemek, dengeli beslenmek gibi basit yaşam tarzı değişikleri önerilir.

Tedavi sonrası ne sıklıklarda kontrol yaptırmam gerekir?

Böbrek kanseri tedavi edilen hastamız, ameliyattan dört hafta sonra kontrol muayenesi, kan ve idrar testleri için hastaneyi tekrar ziyaret eder. Her şey yolunda görünüyorsa ilk aşamada üç ayda bir sonrasında alt ayda bir ve yılda bir olarak bu kontrol randevuları devam eder. Bu muayenelerde, böbrek fonksiyonlarının kontrol edilmesi amaçlı, kreatinin ve üre gibi kan parametrelerine bakılır. Gerekirse ultrasonografi incelemesi yapılır. Böylece kanserin prostat, mesane gibi farklı organlarda tekrar ortaya çıkıp çıkmadığı da kontrol edilir.

Yayılmış (Metastatik) böbrek kanseri nasıl tedavi edilir?

Böbrek kanseri son evrelerde karaciğer, beyin gibi organlara metastaz yapabilir. Hasta bu evrede hekime başvurduysa tedavi sadece tümörlü böbreği vücut dışına çıkarmakla tamamlanmaz. Yine tedavinin ilk adımı olarak hastaya laparoskopik radikal nefrektomi uygulanır. Ancak tedavinin devamında immunoterapi ve/veya radyoterapiye hatta ilave bir cerrahi işleme daha gerek duyulabilir.

Böbrek kanseri genetik mi? Çocuklarım da risk grubunda mı?

Tüm kanser türlerinde olduğu gibi böbrek kanseri oluşumunda da genetik kodlarımız bir etkendir. Bu yüzden evet, böbrek kanseri geçmişiniz varsa çocuklarınız da risk grubunda oluyor ama bu tabii ki onlar da kanser olacak anlamına gelmiyor. Genetik faktörler kadar, çevresel koşullar, sigara kullanımı ve beslenme de kanser oluşumunda etkili oluyor.

Bu durumda, annesinde, babasında ya da ikinci derece bir akrabasında kanser olan birinin kontrollerini erkenden yaptırması gerekir. 40 yaşından sonra bu kontrol mutlaka yapılmalıdır. Ancak öncesinde de basit bir USG çekimi yapmak mantıklı olur. Ürolojik kanserlerin erkeklerde daha sık görüldüğünü de hatırlatalım.

Böbrekteki tümör tedavi edilmezse ne kadar büyüyebilir?

Tümör hücresi fark edildiği anda tedavi edilmelidir. Erken tanı ve tedavi her zaman en iyi seçenektir. Çünkü tümör, evre evre büyür. Bu büyümeyle tedavi de güçleşir. Sadece tümörü alıp böbreğin sağlam dokusuna müdahale etmemek bir seçenekken, bu seçenek kaybolur. Böbreğin tamamının alınması gerekir.

Öyle ki 2020 yılında Amerikan’dan raporlanan 59 yaşında erkek hasta, karın bölgesinde artan şişlik, sersemlik hissi ve yorgunluk nedeniyle hastaneye başvurmuş ve yapılan BT sonucunda hastanın sol böbreğinde tam 43 cm çapında bir tümör tespit edilmiştir. Hastanın kilosu 123, böbrek tümörünün ağırlığı ise 13 kg olarak raporlanmıştır. Carolina Üniversitesinden makaleyi yayınlayan meslektaşlarımız daha önce bu büyüklükte bir böbrek tümörüyle karşılaşılmadığını, aslında bu tür tümörlerin (Papillary RCC) çok daha erken aşamada belirti verdiğini iletmiştir. Uygulanan tedavilere rağmen hasta maalesef bir ay içinde yaşamını yitirmiştir.

https://doi.org/10.1002/iju5.12236

Böbrek taşı ve böbrek kanseri arasında bir bağ var mı?

Hayır. İkisi tamamen farklı hastalıklardır. Bir böbrekte hem taş hem de kanser hücresi bulunabilir. İkisinin de ayrı ayrı tedavi edilmesi gerekir.

 

Not: Bu içerik Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Aykan tarafından yazılmıştır. Dr. Aykan ürolojik hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine 20 yıldan uzun bir kariyere sahiptir. Randevu ve detaylı bilgi almak için telefon ve mail üzerinden kendisine ulaşabilirsiniz.

  • Telefon: 0553 876 8 876
  • Mail: drserdaraykan@gmail.com

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *